HAKKINDA YAZILANLAR

DOĞAN HIZLAN-(hürriyet gazetesi-31.08.2014 )
yazar/eleştirmen
Sedat Anar’ın Santurunu ve santuruyla yapmış olduğu besteleri dinlemeniz birkaç gerekçeyle savunulabilir.Gerçekten her yerde dinleyemeyeceğiniz iyi bir enstrümanı,iyi bir icracıdan dinleyeceksiniz.İkincisi iyi bir bestecinin yapıtları bu sazda seslendiriliyor. Kısacası gelenekten bugüne seyreden bir müzik anlayışıyla yapılmış besteler ve santur…

KEMAL SAYAR
pisikiyatrist/yazar
Sedat Anar’ın müziği,bizi lahuti alemlere çağırıyor. İnsanı kendi iç aleminde derinleşmeye, kendi iç sesleri ile yüzleşmeye ve nihayetinde durup dinginleşerek kainatın o büyük ritmine ayak uydurmaya davet ediyor.

HİLMİ YAVUZ-(şair-yazar)
Niyazi-i Mısrî, Yunus’tan İbn Arabî’ye oradan da Şeyh Bedreddin-i Simavî’ye eklemlenen o muhteşem Anadolu tasavvufu geleneğinin tâ kendisidir.’Varidat’ta söylediği gibi: ’Muhyiddin ü Bedreddin ittiler ihyâ-yı din/ Derya Niyazi Füsûs enhârıdır Vâridat’! Elbette ‘Kalbinin şifâsını’ bulduğu Ümmî Sinan’ı ve Saadeddin Konevî’yi unutmadan… Sedat Anar santuru ve müziğiyle, Niyazi-i Mısrî adındaki bu büyük vahdet-i vücûd sentezinin derin mistisizmini ezgilere dönüştürüyor: İçten,lirik ve sesleri Kalp’ten gelen ezgilere…..

NAİM DİLMENER-(radikal gazetesi-15/12/2013)
‘En ufak bir titreşimiyle bile kalplere dokunuveren santuru öğrenmek için İran’a giden Anar’ı yaşıtlarından ayıran da muhtemelen bu istek ve çabasının altında gizli. Kolay yola başvursa, piyasada onlarcası mevcut müzisyenlerden biri olacağının farkında olan genç müzisyenin; hayatı, bitmek bilmez bir öğrenme ve tanıma gayretiyle geçmektedir’.

MURAT BEŞER-(cumhuriyet gazetesi-19 temmuz 2015)
Yıllardır Ankara sokaklarında santur çalan, Anadolu halklarının dillerinden şarkılar söyleyen Şanlıurfalı sokak müzisyeni Sedat Anar, üçüncü albümü “Âşık Ölmez – Yunus’un İzinden” (Lover Never Dies – On The Way Of Yunus) albümünde, YunusEmre ve Niyazi-i Mısri gibi iki büyük mutasavvuf şairin satırları eşliğinde,insanlarımızın yüzyıllar boyu süren dertlerine tercüman oluyor. Modern derviş Sedat Anar’ın bedeninde, aklında ve ruhunda olan müzik,Yunus Emre ve Niyazi-i Mısr-i huzurunda dile geliyor adete…

AHMET TELLİ
şair
Sedat Anar, genç bir santuri. Kendisini fars ekolüne yakın hissederek birçok kez iran’a gitti ve oradaki santurilerle tanıştıBu süreçte günde sekiz-on saat zaman ayırdı santura. Anar kendini popüler olandan uzak tutan bir sanatçı.Sedat Anar’ı santuruyla başbaşa görmek gerekir. Müthiş bir icra. Zahmeler çelik teller üzerinde müthiş bir tempoyla gezinirken sanatçının enstrümanıyla bütünleştiğini izliyor, gerçek bir santuri ile karşılaştığınızı hissediyorsunuz

SADIK YALSIZUÇANLAR-(yazar)
“Hz. Mevlana, ‘müzik, Allah’ın dilidir’ der. Sedat Anar’ı, kendisine eşlik eden kadim saz Santur’uyla, tenburuyla, defiyle(erbane), Yunus Emre’den ve Niyazî Mısrî’den yaptığı o giz dolu besteleri dinlerken bu cümle dolaşıp duruyor gönlünüzde… Anar, sadece Santur denilen o otantik sazı kullanmıyor, ‘teknik’ sınırlara sıkışan bir icracı olmuyor; kadim bilgelik geleneğimizin ârif şâirlerinden yaptığı neşveli bestelerle, bizi yeniden kadim olanla buluşturuyor… O’nun şarkılarını dinlerken Nietzsche’ye hak vermemek imkansız ’Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanıyor. Sedat Anar, müziğimizin evrensel değerlerinden biri olmaya aday.’

YILDIZ RAMAZANOĞLU(yazar-serbestiyet.com-17/12/2015)

Anar’ın müziğinde ses ve sözün birbirine karışarak ses veren balçıktan yaratılan insanın sızısına dönüştüğünü söylemek mümkün. Kendi sesinin ve tellerden yükselen nağmelerin varolma yaralarının üzerinden mehlem gibi geçişine tanık oluyorduk.

Anar’ın Konserinde şairlerin de mevcudiyetiyle şiir ve müzik ayırt edilemez oldu birbirinden. Bir dağın doruğundan çıkıp yıldızlı gecelerden vahşi ormanlardan çöl fırtınalarından geçiyor Anar’ın müziği, yolda kaybolmadan kurda kuşa yem olmadan emaneti taşıyacağını hissettiriyor.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ (02 ocak 2017)

GÖKHAN ÖZCAN

Santuruna  nice arifânın irfan nakışlarını işleyen Sedat Anar’ın müziğine kulak veriyor musunuz? Son çıkan albümü ‘Ehl-i Beyt Besteleri’nden geriye doğru bütün albümlerini arayın, bulun, içine girin demlenin derim, fakirâne…

CAHİT KOYTAK
24 Aralık 2014
‘Gecikmiş Düğün Şarkıları’ Kitabı
santur dersleri
Bestekâr santurî’ye((bu şiiri,şair Cahit koytak; Sedat Anar’ın solo santur konserini dinlerken yazılmıştır)

Sevgili Sedat Anar’a
göğün yedinci katında
bütün yolların bittiği yerde,
altında, sidret-ül müntehanın,
telleri iki dünya arasına gerilmiş
santur çalınıyor santur, dinleyin!

kalemleri, defterleri ve bellekleri
büsbütün eriyip gitmesin diye
melekler kulaklarını
yüreklerimize dayamışlar
oradan dinliyorlar santur sesini.

dinlerken de ağlıyorlar
sessiz sessiz ve arada ah çekip
dövünerek, kaderi incitmeden,
olmaz sevdalarla tutuşup
yanmışçasına, ozanlar gibi…

onlar ağlarken, ebediyet
çözülüp varlığın diplerinden
bakın, nasıl yağıyor,
aşksız günlerimize, çorak günlerimize,
içrek çöllerimize, sicim gibi!